01. Dublaj çevirisi yazılı tercümeden niye ayrı duruyor?
Bir sözleşmeyi çevirirken cümleyi istediğiniz uzunlukta kurabilirsiniz. Dublajda öyle değil. Kaynak videodaki oyuncu üç saniye konuşuyorsa, hedef dildeki replik de yaklaşık üç saniyede biten, dudak hareketine yakın bir cümle olmak zorunda.
Bu yüzden dublaj çevirisinde üç katman üst üste çalışır: anlam, süre, ağız hareketi. Anlamı koruyan ama 12 hece yerine 18 hece tutan bir çeviri, stüdyoda kayıt sırasında bozulur; oyuncu ya çok hızlı konuşur ya da görüntü bittiği halde ses sürer.
Ulus Tercüme'de dublaj script'i hazırlanırken metin önce düz tercüme edilir, sonra ikinci geçişte sahne sahne kısaltılır, gerekirse cümle bölünür. Patlayıcı sesler (`p`, `b`, `m`) ve açık ünlüler kaynak videoyla mümkün olduğunca eşleşecek şekilde seçilir. Bu adım voice-over ile dublajı ayıran asıl yerdir: voice-over'da ses anlatımın üzerine konur, dublajda ise ağzın içine girer.
02. Dublaj script'i hangi içerikler için isteniyor
Türkiye'de dublaj çevirisi talebinin büyük kısmı dört yerden geliyor:
- Kurumsal eğitim ve oryantasyon videoları. Çok uluslu şirketler aynı eğitim setini birden çok dilde dağıtmak istiyor; altyazı yerine seslendirme tercih ediliyor çünkü çalışan ekrana sürekli bakmıyor.
- E-öğrenme platformları. Eğitmenin sahnede göründüğü videolarda altyazı bölüyor; lip-sync olmayan ama süre uyumlu "UN-style" dublaj çoğu zaman yeterli oluyor.
- Dizi, kısa film, animasyon. Burada gerçek lip-sync devreye giriyor; sahne sayısı, karakter sayısı ve emosyonel ton script'in tamamını etkiliyor.
- Reklam ve tanıtım filmleri. 30-60 saniyelik içeriklerde her replik tek tek optimize ediliyor; çoğu zaman üç-dört alternatif cümle birlikte teslim ediliyor ki stüdyoda hangisi tutarsa o kullanılsın.
Podcast ve uzun röportajlar genellikle voice-over ya da altyazı ile çözülüyor; tam dublaj nadir. Hangi yöntemin size uygun olduğunu, içeriğin amacına ve yayın platformuna göre birlikte karar verebiliriz.
03. Teslim formatları ve stüdyo uyumu
Dublaj script'i tek bir standart dosya olarak gelmez; stüdyonun çalışma yöntemine göre farklılaşır. En sık kullanılan üç format:
- Sahne bazlı Excel/CSV. Sütunlar: timecode in, timecode out, karakter, orijinal replik, çeviri, süre (sn), not. Küçük ve orta stüdyoların çoğu bunu tercih ediyor.
- Rythmo band uyumlu metin. Avrupa kökenli stüdyolarda hâlâ kullanılıyor; replik akışı bir bant üzerinde oyuncuya görünür.
- Avid Pro Tools / DaVinci Resolve script export. Daha büyük yapımlarda; metin DAW'a doğrudan import ediliyor.
Bunların dışında, hangi codec'le video aldığımız da işi etkiliyor. ProRes ve DNxHD dosyaları kalite için ideal ama 1 saatlik video 20-40 GB'a çıkabiliyor. Bu nedenle WeTransfer Pro, Google Drive, Frame.io gibi platformlardan büyük dosya paylaşımı tercih ediliyor. Ön inceleme için H.264 düşük bitrate kopya genellikle yeterli.
04. Bir dakikalık video için ne kadar çalışıyoruz
Tahmini iş yükü içeriğin yoğunluğuna bağlı, ama yaklaşık şu aralıkları kullanıyoruz:
- 60 dakikalık eğitim videosu (tek konuşmacı, sahne değişimi az): deşifre 4-6 saat, çeviri 6-10 saat, adaptasyon 3-5 saat.
- 25 dakikalık animasyon bölümü: deşifre yoksa script'le başlanır, çeviri 4-6 saat, lip-sync adaptasyonu 6-9 saat. Animasyonda dudak hareketi daha esnek ama tempo sıkı.
- 30 saniyelik reklam filmi: tek başına yarım gün, çünkü her sahneye 2-3 alternatif replik yazılır.
Ücretlendirme genellikle dakika bazlı. Hesaba giren faktörler: hedef dil sayısı, lip-sync seviyesi (süre uyumu yeter mi, dudak hareketi de gerekli mi), stüdyo kaydı dahil mi, seslendirme sanatçısı bizden mi temin edilecek. Düz tercüme + adaptasyon ile tam paket (script + oyuncu + stüdyo + mastering) arasında ciddi fark olur; bu yüzden teklif öncesi içeriği görmemiz lazım.
05. Kalite kontrolde neye bakıyoruz
Dublaj çevirisinde "hatasız teslim" gibi bir iddia gerçekçi değil; her sahnede stüdyoda küçük revizyonlar olur. Bizim hedefimiz stüdyoya temiz ve oynanabilir bir script vermek. Teslim öncesi şu kontrolleri yapıyoruz:
- Her replik kaynak süreye sığıyor mu — saniye bazında işaretli liste çıkarıyoruz.
- Yakın plan dudak hareketleri belirginse, açık ünlü ve patlayıcı sesler eşleşiyor mu.
- Karakter konuşma tonu bölüm boyunca tutarlı mı.
- Terminoloji (özellikle kurumsal eğitimde marka adları, ürün isimleri) onaylı listeye uygun mu.
- Argo, deyim ve kültürel referanslar hedef dilde anlam taşıyor mu, yoksa yerelleştirildi mi.
İsteğe bağlı olarak hedef dilde ana dili konuşan bir editör ikinci okuma yapar; özellikle reklam ve animasyon projelerinde bu adım yatırımına değer.