01. Yerelleştirme bizde operasyonel olarak ne demek?
Yerelleştirme, çeviri masasına PDF göndermekten farklı bir iştir. Sitenin kaynak dosyalarıyla çalışırız: arayüz dizgileri (JSON, XLIFF, .po, .strings, Android XML), ürün ve kategori verisi, e-posta şablonları, hukuki sayfalar ve SEO metaları ayrı katmanlar olarak ele alınır.
WordPress'te WPML veya Polylang export'larını, Shopify'da Markets/Locale klasörü altındaki JSON dosyalarını, Magento'da CSV/dil paketi çıktısını alıp doğrudan işleriz. Headless mimarilerde Contentful, Sanity veya Strapi'nin kendi export biçimleri üzerinden çalışabiliyoruz; bağlantı yoksa yapılandırılmış JSON yeterli olur.
Kaynak kod tarafına dokunmuyoruz. İşimiz, dilbilimsel katmanı geri verilebilir biçimde teslim etmek: aynı anahtarlar, aynı placeholder'lar, aynı dosya yapısı. Geliştirici tarafı, dönen dosyayı build pipeline'ına koyduğunda farkı yalnızca dil olarak görür.
02. Hangi dosya formatlarıyla çalışıyoruz?
Çoğu projede şu formatlardan biriyle karşılaşıyoruz:
- JSON / nested JSON — React, Vue, Next.js, Shopify Markets, çoğu headless CMS
- XLIFF (1.2 ve 2.0) — Drupal, çoğu kurumsal TMS export'u
- gettext (.po / .pot) — WordPress, klasik PHP projeler
- Android resources (strings.xml) — Android uygulama ve web hibritleri
- Apple .strings / .stringsdict — iOS uygulama, Safari extension
- CSV / TSV — Magento ürün katalogları, basit dil paketi tabloları
- YAML — Ruby on Rails (i18n)
- Markdown / MDX — dokümantasyon ve blog
- HTML parça veya tam sayfa — statik sitelerde
Placeholder'ları (`{{name}}`, `%1$s`, `<0>`) ve ICU MessageFormat (çoğul, cinsiyet) yapılarını korur, gerektiğinde hedef dilin çoğul kurallarına göre yeniden kurarız. ICU'nun düzgün çalışmadığı eski sürümlerde alternatif yol birlikte planlanır.
03. Glossary ve translation memory ne işe yarar?
Bir sitenin ilk sürümünde "Checkout" kelimesi üç farklı yerde "Ödeme", "Satın Al" ve "Sipariş Tamamla" olarak çevrilirse, ikinci sürümde tutarlılığı geri kazanmak zaman alır. Bunu baştan engellemek için iki araç kullanırız.
Glossary — markaya özel terimlerin (ürün adları, özellik isimleri, hukuki sabitler, çevrilmeyecek kelimeler) iki sütunlu listesi. Hangi terimin nasıl çevrileceğini ya da olduğu gibi bırakılacağını burada sabitleriz.
Translation memory (TM) — daha önce çevrilmiş cümleleri saklayan veritabanı. İkinci sürümde aynı veya benzer cümle geldiğinde tekrar çevrilmez; eşleşme oranına göre ya doğrudan kullanılır ya da redaksiyondan geçer. Bu hem ücreti düşürür hem de tutarlılığı garanti eder.
TMS olarak Crowdin, Lokalise, Phrase ya da kendi sistemimizle çalışabiliriz; tercih genelde sizin geliştirici ekibinin akışına göre belirlenir.
04. Çevirinin uygulamada nasıl göründüğünü test ediyoruz
Dilbilimsel olarak doğru bir çeviri, arayüzde mutlaka iyi durmuyor. Almanca bir buton metnini eski hâlinden iki kat uzatabilir; Arapça yön değişikliğiyle bir ikonun konumu yanlış görünebilir; Türkçedeki uzun bileşik kelimeler mobil görünümde taşar.
LQA aşamasında staging veya preview ortamında ekran ekran geçeriz. Kontrol ettiklerimiz:
- Buton ve menü metinlerinin taşması
- Tarih, saat, sayı, para birimi biçimi
- Sağdan sola dillerde hizalama ve ikon yönü
- Form alanı etiketleri ile placeholder uyumu
- SEO metaları ve sosyal paylaşım kartlarının kırpılması
- Bağlantı (link) metinlerinin hedef sayfayla anlam uyumu
Çıkan bulgular ekran görüntüsü ve referans anahtarla birlikte raporlanır. Düzeltme sizin tarafınızda yapılacaksa hazır metni veririz; bizim TMS'mizdeyse doğrudan güncelleriz.
05. Ücret nasıl hesaplanıyor?
Belge tercümesindeki kelime başı fiyat mantığı, yerelleştirmede yetersiz kalıyor. Genelde üç kalemi ayrı görüyoruz.
Çeviri — yeni kelime, fuzzy match (kısmi TM eşleşmesi) ve exact match için farklı oranlar. TM olgunlaştıkça sürüm başına ücret düşer; ilk sürüm en yüksek, sonrakiler tekrar oranına göre azalır.
Mühendislik / dosya işleme — karmaşık XLIFF, parçalanmış JSON, manuel CSV temizliği gerektiren dosyalar saatlik. Standart export'larda bu kalem sıfıra yakındır.
LQA — staging üzerinde gerçek inceleme; ekran sayısı veya saat bazlı. Bazı projelerde dahil edilir, bazılarında opsiyoneldir.
Pilot bir dil ve sınırlı bir alanla başlayıp gerçek hacmi görmek, çoğu zaman en sağlıklı yol. Pilot sonrası diğer dillere aynı çerçeveyle geçilir; oran ve süre tahminleri o noktada netleşir.