İçeriğe atla
U
Ulus Tercüme
Rehber Yazısı

Yargı Sürecinde Mahkeme Tercümanlığı ve Bilirkişilik Mevzuatı

Mahkemede yeminli tercüman, Türkçe bilmeyen veya engeli bulunan tarafların duruşmadaki beyanlarını adli makamlara aktaran, adli komisyon listesine kayıtlı bilirkişidir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) ve Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) kapsamında görev yapan bu uzmanlar, yargılamanın adil yürütülmesini sağlar. Ulus Tercüme, yargı organlarına sunulacak belgelerin hukuki tercümesinde ve başvuru hazırlığında yazılı destek sunar; duruşmaya tercüman atama yetkisi ve nihai yargı kararları ise adli makamlara aittir.

5 dakika okuma · 7 bölüm · Konu: Ankara · Hukuki Tercüme Rehberi

Bölüm 01 Hukuki Temeller: Mahkeme Tercümanı Kimdir ve Yasal Dayanağı Nedir?

Adil yargılanma hakkı, anayasal ve uluslararası hukuk normlarıyla güvence altına alınmış temel bir ilkedir. Türkiye Cumhuriyeti anayasasına göre yargılama dili Türkçedir. Ancak taraflardan birinin Türkçe bilmemesi durumunda, dürüst yargılanma hakkının zedelenmemesi amacıyla mahkeme tercümanlığı müessesesi devreye girer. Bu durumun yasal dayanağı, temel olarak Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 202. maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 263. maddesi ile şekillenmiştir.

Kanun koyucu, meramını anlatacak ölçüde Türkçe bilmeyen sanık, mağdur, davacı veya davalının duruşmadaki haklarını korumak için tercüman görevlendirilmesini zorunlu kılar. Mahkeme huzurunda yapılan bu sözlü çeviri faaliyeti, sadece bir dil aktarımı değildir. Tercümanın yapacağı en küçük hata, hak kayıplarına veya yargılamanın seyrinin değişmesine yol açabilir. Bu nedenle, mahkemede görev alacak tercümanların adli sisteme kayıtlı ve yeminli olması yasal bir zorunluluktur.

Bölüm 02 Bilirkişi ile Bilirkişi Tercüman Arasındaki Temel Farklar

Yargılama hukukunda kavramların doğru tanımlanması, usul hatalarını önlemek adına büyük önem taşır. Adliyelerde sıklıkla karşılaşılan "bilirkişi" ve "bilirkişi tercüman" kavramları birbirine karıştırılsa da görev tanımları açısından tamamen farklıdır. Bilirkişi, çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde oy ve görüşüne başvurulan kişidir. Örneğin bir adli tıp uzmanı, hesap uzmanı veya inşaat mühendisi kendi alanında bilirkişilik yapar ve mahkemeye mütalaa sunar.

Bilirkişi tercüman ise davadaki maddi vakıaları teknik olarak analiz etmez. Onun görevi, tarafların veya tanıkların beyanlarını, duruşma salonundaki hukuki dili bozmadan ve kendi yorumunu katmadan hedef dile aktarmaktır. Tercüman, dilsel bir köprü vazifesi görür. Hukuki statü olarak bilirkişi kanununa tabi olmakla birlikte, mahkemedeki sorumluluğu beyanların sadık bir şekilde çevrilmesiyle sınırlıdır. Tercüman, davanın esasına ilişkin kişisel bir kanaat belirtemez.

Bölüm 03 Mahkeme Tercümanı Olma Şartları ve Adli Komisyon Listeleri

Her yeminli tercüman doğrudan mahkemelerde görev yapamaz. Adli merciler önünde çeviri yapabilmek için Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonları tarafından her yıl düzenlenen bilirkişi listelerine kayıt olmak gerekir. Komisyonlar, her yıl sonbahar döneminde ilan açarak ilgili dillerde uzman tercümanların başvurularını kabul eder. Başvuru yapacak adayların Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması, fiil ehliyetine sahip bulunması ve adli sicil kaydının temiz olması ilk şartlardır.

İkinci ve en önemli aşama, dil yeterliliğinin resmi belgelerle kanıtlanmasıdır. Mütercim-tercümanlık diploması, yabancı dil sınav sonuçları veya yurt dışı eğitim belgeleri komisyona sunulur. Başvurusu kabul edilen tercümanlar, adliye sarayında adalet komisyonu başkanı huzurunda yemin ederler. Bu yeminin ardından isimleri resmi panoya ve e-Devlet üzerindeki bilirkişi portalına kaydedilir. Mahkemeler, duruşma günleri bu resmi listeden sıra veya uzmanlık esasına göre tercüman çağırır.

Bölüm 04 Duruşma Esnasında Tercümanın Rolü ve Yemin Süreci

Duruşma günü geldiğinde mahkeme tercümanının resmi görevi, hakimin kimlik tespiti yapmasıyla başlar. Tercüman, duruşma salonunda kendisi için ayrılan kürsüye davet edilir. Hakime ve taraflara, adli listedeki sicil numarasını ve bağlı olduğu komisyonu bildirir. Ardından, ceza veya hukuk mahkemesi kanunlarında yer alan özel yemin metni kendisine yüksek sesle okutturulur. Tercüman, "bana verilen görevi sadakatle, tarafsızca ve doğru olarak yerine getireceğime namusum ve şerefim üzerine yemin ederim" diyerek görevine başlar.

Sorgu veya savunma esnasında tercüman, sanığın veya tanığın ağzından çıkan her kelimeyi birinci tekil şahıs kullanarak çevirmekle yükümlüdür. Kendi cümleleriyle özet yapması, yumuşatması veya ekleme yapması kesinlikle yasaktır. Sanık "korktum" dediyse, tercüman bunu hakime "sanık korktuğunu söylüyor" şeklinde değil, doğrudan "korktum" diye aktarmalıdır. Sözlü çeviri esnasında tarafların birbiriyle doğrudan konuşması yasaktır; tüm diyalog tercüman aracılığıyla hakim üzerinden yürütülür.

Bölüm 05 Mahkeme Dosya Tercümesi ve Yazılı Evrakların Kabul Edilme Kriterleri

Yargılama süreçleri sadece duruşma salonundaki sözlü beyanlardan ibaret değildir. Yabancı ülkelerden alınan belgeler, yurt dışı mahkeme kararları, sözleşmeler veya yabancı dildeki yazışmalar davanın seyrini belirleyen önemli delillerdir. Bir belgenin Türk mahkemeleri tarafından delil olarak kabul edilebilmesi için Türkçe tercümesinin dosyaya eklenmesi zorunludur. Yazılı delillerin tercümesi, duruşmadaki sözlü çeviriden farklı bir prosedüre tabidir.

Yabancı dildeki evrakın öncelikle aslı veya noter tasdikli sureti temin edilir. Belgenin düzenlendiği ülkeye göre apostil şerhi taşıması gerekebilir. Ardından, noter yeminli bir tercüman tarafından yazılı çeviri yapılır. Bu çeviri, tercümanın bağlı olduğu noterlik tarafından onaylanır. Mahkeme heyeti, sunulan bu yazılı tercümeyi inceler; gerek görürse belgenin doğruluğunu denetlemek üzere dosyayı adli listedeki bir bilirkişi tercümana da sevk edebilir. Evrak hazırlığındaki bu titizlik, davanın usulden reddedilmesini önler.

Bölüm 06 Mahkeme Tercümanlığı Ücret Tarifesi ve Ödeme Yükümlülüğü

Mahkemede görev yapan tercümanların emeklerinin karşılığı, devlet tarafından güvence altına alınmıştır. Adalet Bakanlığı, her yıl "Bilirkişilik Asgari Ücret Tarifesi" yayınlar. Bu tarifede tercümanlar için oturum başına veya dosya başına ödenecek asgari tutarlar belirlenir. Mahkeme hakimi, davanın niteliğine, harcanan mesaiye ve dilin zorluk derecesine göre bu asgari tutarın üzerinde bir ücrete de hükmedebilir.

Ödeme yükümlülüğünün kime ait olduğu konusu ise davanın türüne göre değişir. Ceza davalarında (CMK 202/4 uyarınca), soruşturma ve kovuşturma evresinde Türkçe bilmeyen sanık veya mağdur için görevlendirilen tercümanın ücreti, yargılama gideri olarak devlete yüklenir; bu ücret sanıktan geri alınmaz. Hukuk davalarında (HMK kapsamında) ise tercüman ücreti genellikle yargılama gideri olarak davanın taraflarınca ödenir. Tercüman talep eden taraf, mahkeme veznesine belirlenen gider avansını yatırmakla yükümlüdür. Davayı kazanan taraf, bu giderleri süreç sonunda karşı taraftan tahsil edebilir.

Bölüm 07 Hukuki Süreçlerde Belge Hazırlığı ve Ulus Tercüme'nin Rolü

Yargı mercilerine sunulacak belgelerin çevirisinde yapılacak en küçük bir terim hatası, telafisi imkansız hak kayıplarına yol açabilir. Ulus Tercüme, hukuki terminolojiye hakim, kanun maddelerini ve mahkeme usullerini bilen yeminli tercüman kadrosuyla yazılı evrak hazırlığında destek sağlamaktadır. Mahkeme dosyasına sunulacak yabancı dildeki deliller, mukaveleler veya yurt dışı tebligatlar resmi makamların kabul edeceği formatta titizlikle hazırlanır.

Büromuz, belgelerinizin yeminli tercümesini tamamladıktan sonra gerekli noter onayı ve tasdik süreçlerini sizin adınıza takip ederek evrakı duruşmaya hazır hale getirir. Resmi onay kararları duruşmayı yöneten mahkeme heyetine ve ilgili adli kurumlara aittir; biz hukuki evrakın hatasız çevrilmesi ve usulüne uygun teslim edilmesi aşamalarında yanınızda yer alırız. Mahkeme dosyanızda yer alacak belgelerin tercüme ihtiyaçları için bizimle iletişime geçebilir, süreç hakkında bilgi alabilirsiniz.

Sorular

Bu yazıyla ilgili sık sorulanlar

Mahkemede tercüman görevlendirilmesini kim talep edebilir?

Mahkemede tercüman görevlendirilmesini, Türkçe bilmeyen veya engeli nedeniyle kendini ifade edemeyen davanın tarafları (sanık, mağdur, davacı, davalı) ya da tanıklar talep edebilir. Ayrıca mahkeme hakimi veya cumhuriyet savcısı da yargılamanın sağlıklı yürütülebilmesi adına taraflardan birinin Türkçe yeterliliğinin olmadığını fark ederse, resen (kendiliğinden) adli listeden bir tercüman görevlendirilmesine karar verebilir.

Yabancı uyruklu sanığın mahkemedeki tercüman ücretini kim öder?

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 202. maddesi uyarınca, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında Türkçe bilmeyen sanık, şüpheli veya mağdur için görevlendirilen tercümanın ücreti devlet bütçesinden karşılanır. Bu ücret, yargılama gideri olarak sanığa yükletilemez. Ancak hukuk mahkemelerindeki özel hukuk davalarında tercüman ücreti, usul gereği tercümandan yararlanan veya bu yönde talepte bulunan tarafça gider avansı olarak önceden mahkeme veznesine yatırılır.

Noter yemin zaptı olan her tercüman mahkemede görev alabilir mi?

Hayır, sadece noter yemin zaptı olması mahkemede görev almak için yeterli değildir. Mahkemelerde görev yapabilmek için Adalet Komisyonları tarafından her yıl hazırlanan resmi bilirkişi tercüman listelerine kayıtlı olmak gerekir. Ancak acil durumlarda veya listede ilgili dilde tercüman bulunamaması halinde, hakim kendi takdiriyle listede olmayan noter yeminli bir tercümanı duruşma salonuna davet edip orada yemin ettirerek geçici olarak görevlendirebilir.

Duruşmada tercümanın yanlış çeviri yaptığı fark edilirse ne olur?

Duruşma esnasında tercümanın kasıtlı veya ağır ihmal sonucu yanlış çeviri yaptığı fark edilirse, taraflar derhal hakime itirazda bulunabilir. Bu durumda duruşma tutanağına şerh düşülür ve mahkeme yeni bir tercüman görevlendirerek beyanların yeniden alınmasına karar verebilir. Ayrıca, Türk Ceza Kanunu'nun 272. maddesi kapsamında mahkemede gerçeğe aykırı tercüme yapan kişiler hakkında cezai soruşturma açılması ve bilirkişilik listesinden çıkarılması söz konusu olur.

Yabancı mahkeme kararlarının Türkiye'de geçerli olması için ne yapılmalıdır?

Yabancı bir ülke mahkemesinden alınan kararların Türkiye'de hukuki sonuç doğurabilmesi için Türk mahkemelerinde "tenfiz" veya "tanıma" davası açılması gerekir. Bu dava sürecinde, yabancı mahkeme kararının aslı, kesinleşme şerhi ve apostil belgesi ile birlikte yeminli tercüman tarafından yapılmış noter onaylı Türkçe tercümesinin mahkemeye sunulması zorunludur. Eksik veya onaysız belgelerle açılan davalar usulden reddedilir.

Mahkemeye sunulacak belgelerin tercümesi için evrakın aslı şart mıdır?

Mahkeme heyeti, delil olarak sunulan yabancı evrakın aslına uygunluğunu denetlemek ister. Bu nedenle tercüme işlemi genellikle belgenin aslı veya noter tasdikli sureti üzerinden yapılır. Bazı durumlarda belgenin taranmış dijital kopyası üzerinden de yeminli tercüme yapılabilir ancak belgenin mahkeme dosyasına sunulması aşamasında hakimin ıslak imzalı asıl evrakı görme ve karşılaştırma yetkisi saklıdır. Bu yüzden asıl evrakın hazır bulundurulması önerilir.

Konuyla ilgili belgeniz varsa

Bu yazıyı okuduktan sonra hâlâ belirsiz bir nokta varsa belgeyi paylaşın; size durumunuza özel net dönüş yapalım. Belgesiz görüşme de yapabiliriz.